Ana içeriğe atla

AlphaGo: Yapay Zekanın İnsana Karşı Zaferi

Dün akşam Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi'nin etkinliği TRAI Meetup #10'da AlpgoGO belgeselini izledik ve Yapay Zeka üzerine sohbet ettik.
Go oyunu uzun yılllardır, bilgisayara aktarılması en zor oyun olarak varsayılıyordu. Hem oyundaki olasılıkların sayısı hem de oyuncuların oyun stratejilerinin daha çok sezgisel olması nedeniyle bilgisayarların insanları yenmesinin yakın bir gelecekte mümkün olmayacağı konusunda ortak bir inanış vardı. Ancak Google Deepmind'ın geliştirdiği yapay zekaya dayalı AlphaGo isimli algoritma bu inanışı yıktı ve dünyanın bir numaralı Go oyuncusunu 4-1 yenerek yapay zekanın insan karşısında zaferini ilan etti.
Kuşku yok ki yapay zekanın gelişim hızı tüm beklentilerin ötesinde üstel bir biçimde devam edecek. Doğaldır ki her yeni teknoloji gibi yapay zekanın da getireceği yeni sorunlar ve riskler olacak. Hatta kimileri yapay zekanın insanın dünya üzerindeki varlığını dahi tehdit edebileceğini, insanı tembelleştirip yeteneklerinin körelteceğini bile savunuyor.
Her yeni teknolojik gelişmede olduğu gibi teknolojinin kullanım amacı ve yerini aslında insanlar belirliyor. Tarih içerisinde de birçok yenilik kötü amaçlarla kullanıldığında büyük yıkımlar yapabildiği gibi kontrollü ve insanlık için daha iyi amaçlarla kullanıldığında büyük  faydalar sağladı.
Sanırım bizlere düşen zaten durdurulması mümkün olmayan bu teknolojik gelişmenin etik açıdan, sosyal açıdan, insanlığın faydasına nasıl değerlendirileceğine kafa yormak. Hukuk, ekonomi, kamu yönetimi, sosyoloji gibi bilim dallarının da teknolojiyi yakından takip edip bu teknolojilerin kullanımına ilişkin riskleri önleyen, faydayı maksimize eden genel kural, yasa ve iş modellerini ortaya çıkarması gerekli.

Yapay zeka ile ilgilenen herkese filmi izlemesini tavsiye ederim. Klasik bir belgeselden çok sürekliyici ve heyecanlı bir sinema filmi tadında. Netflix yayınında bulabilirsiniz. Altta trailerini izleyebilirsiniz. Gelecekhane ve Sayın Halil Aksu'ya bu inisiyatifteki önderliği ve bu MeetUp serileri için teşekkürler.


Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dış Kaynak Kullanımının Riskleri (Outsourcing'in Riskleri)

Yukarıda ifade edilen avantajlarının yanı sıraDış Kaynak Kullanımı yönteminin işletmeler açısından bazı riskleri de söz konusudur. Özelliklehizmet sağlayıcı ile uyumlu bir organizasyon kültürünün oluşturulamadığı durumlarda başarısızlık kesindir. Tedarikçi işletme ile Dış Kaynak Kullanımından yararlanma yoluna giden işletme, ortaya çıkabileceksorunlarakarşıortakbir yaklaşım benimseyebilmelidir. Aksi halde sorunlarişbirliğini olumsuzolarak etkileyecek ve işbirliği başarısız bir strateji haline dönüştürecektir.Ayrıca Dış Kaynak Kullanımı yöntemi kararının hatalı verildiği, işletme için önem arz eden gizli bilgilerin rakiplerin eline geçtiği, Dış Kaynak Kullanımı kararının hayata geçirilmesinin zaman aldığı ve yetişmiş insan gücünün kaybedildiği durumlarda çeşitli dezavantajlar ortaya çıkabilmektedir. Söz konusu riskleri aşağıdaki gibiözetlenebilir  (KARACAOĞLU, Korhan, Dış Kaynaklardan Yararlanma ve Teknoloji ile İlgili Dış Kaynaklardan Yararlanmanın Türkiye’de Bankacılık …

Dış Kaynak Kullanımından Sağlanan Faydalar (Outsourcing'in Faydaları)

Temel yetkinliğe odaklanmak:Temel yetkinlik, bir işletmeyi başka işletmelerden ayıran, işletmenin vizyonunu gerçekleştirmede temel rol oynayan, rakipler tarafından kolayca taklit edilemeyen, uzun vadeli başarının temeli olan bilgi, beceri ve yeteneği ifade etmektedir. (Koçel, 1998)Temel yetkinlik kavramının ortaya çıkışı ve gelişmesi, stratejik dış kaynak kullanımının gelişmesini körüklemiş ve yönlendirmiştir. İş yaşamı gittikçe karmaşıklaştığından ve uzmanlaşma gereken alanlar derinleştikçe yöneticiler her alanda en iyi olamayacaklarını fark etmişlerdir. Üç beş alanın üzerine çıkıldığında daha odaklı çalışan rakiplerinin ya da tedarikçilerinin performansına ayak uyduramaz hale gelmektedirler. Her alan başlı başına bir yoğunlaşma, yönetim ve adanmışlık gerektirmektedir. (Quinn, J.B. & Hilmer, F.G. 1994). Bunun sonucu olarak da firmalar her işi kendileri yapmak yerine az sayıdaki temel yetkinliklerine odaklanıp, kaynaklarını bu yetkinlikleri koruma ve geliştirmeye bö…

Dış Kaynak Kullanımının Tanımı (Outsourcing Nedir?)

Dış kaynak kullanımı (DKK) (Outsourcing) kavramı 1980'li yıllardan itibaren ilk olarak kullanılmaya başlansa da bir yönetim stratejisi ve iş modeli olarak 1990'lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır.Dış kaynak kullanımı en basit haliyle daha önce şirket içinde üretilen bir mal ya da hizmetin dışarıdan tedarik edilmesidir. (Lacity, M.C. Hirschheim, R, 1993.)Bir başka tanıma göre ise “Şirketin devamlılık arz eden bazı içsel faaliyetlerini ve karar haklarını, bir anlaşmaya bağlı olarak, dışarıdaki tedarikçi firma veya firmalara devretmesi.” (Greaver (1999)) olarak ifade edilmektedir.Dış kaynak kullanmak (to outsource) Oxford English Dictionary’de ilk kez 1979 yılında yer almıştır. Dış Kaynak Kullanımı (Outsourcing) ifadesi de 1981 yılında Business Week’te çıkan bir makalede ilk kez literatürde kullanılmıştır. Oxford English Dictionary DKK’nı “Bazı mal ya da hizmetleri, bir sözleşme kapsamında organizasyonun dışındaki bir kaynaktan sağlama” olarak tanımlamak…