Çarşamba, Haziran 13, 2012

IT Outsourcing: Bilişimde Stratejik Kaynak Kullanımı Konferansının Ardından

5 Haziran günü Müvenpick otelde Türkiye’nin önde gelen firmalarının çok değerli CIO’ları ile outsourcing üzerine bir panelde bir araya geldik. Panelistlerin değerli yorum ve görüşlerini sizlerle de burada paylaşmak istedim:
Panelistler:
• Yekta Caymaz, CIO, Yıldız Holding
• Hamza Cihan Sarı, CIO, Zorlu Holding
• Cahit Erdoğan, CIO, Yapı Kredi Bankası
• Ergun Hepvar, Genel Müdür Yardımcısı, Akçansa
• Dr. Doğan Mersin, Avrasya-Afrika İş Sistemleri Direktörü, Coca-Cola

1. Doğan Mersin (Coca-Cola): Sizi outsourcing'e yönlendiren başlıca etmenler nelerdi? Özellikle maliyet dışında başka etmenleri göz önünde bulundurdunuz mu?
Yekta Caymaz (Yıldız Holding): Yıldız Holding sürekli ve hızlı büyüme stratejisi güden kararların hızla alınıp hayata geçirildiği bir organizasyon. Bu bağlamda BT departmanı olarak gelen talepleri yanıtlayabilmek için outsourcing’den beklentimiz, kaliteli ve yetkin kaynaklara hızla sahip olabilmek; yüksek yatırımlara katlanmak zorunda kalmadan, ölçeklenebilir, esnek kaynak planlaması yapabilmek. Outsourcing yöntemi ile bazı riskleri iş ortağımızla paylaşmak, kullandıkça öde yöntemi ile nakitimizi öncelikli olarak ana faaliyet alanlarımızda kullanmak da bizim için önemli diğer etmenler. Tabiiki maliyetleri düşürmek olmazsa olmaz bir neden, ama bunun yanı sıra outsourcing’in firmaya sağladığı çeviklik ve hız bizim için en önemli diğer başlıklar.
2. Doğan Mersin (Coca-Cola): Outsourcing'in yararlarının yanı sıra birçok firmanın çekindiği bazı riskler de söz konusu. Bu çekincelerin başında da firmaya ait gizli bilgilerin başkalarının eline geçmesi endişesi geliyor. Siz outsourcing'in bazı işleri firma içinde yapmaya göre gizli bilgilerin ifşa olması konusunda riskleri artırdığına inanıyor musunuz? Bunu önlemek için sözleşmesel, operasyonel ya da teknolojik olarak ne tür önlemler alınabilir?
Hamza Cihan Sarı (Zorlu Holding): Günümüzde bilgi sürekli değişim içinde ve hemen güncelliğini yitiriyor. Zaten halka açık bir şirket olduğumuzdan finansal bilgilerimiz dahil birçok bilgiyi sürekli paylaşıyoruz. Günümüzde hem kurum hem de toplum düzeyinde daha fazla şeffaflaşmaya ihtiyacımız var. Patronların odağı büyüme, bunun için de birinci şart çeviklik, hızlı olma. Geçmişteki bilgiler zaten geçmişle ilgili, bugün ancak anlık bilgiye hakim olup hızla hareket edebilen şirketler öncü şirketler olabiliyor. Bu yüzden bilgi gizliliği ile ilgili endişelerden çok, iş ortağınızın sizinle uzun dönemli olarak istediğiniz çeviklik ve esneklikte çalışabiliyor olması önemli. Hızla büyüyüp, olumsuz bir durumda hızla küçülebilecek ve sizinle uyumlu hareket edecek firmalarla birlikte çalışmak gerekli.
3. Doğan Mersin (Coca-Cola): Bankacılık sektörü değişimin ve rekabetin en yoğun olduğu sektörlerden birisi. BT bankacılıkta bir destek fonksiyonu değil, verilen hizmetin önemli bir parçası. Böyle bir ortamda birlikte çalışacağınız firma seçimini hangi kriterlere göre yaıyorsunuz? Bu firmalarla uzun dönemli bir ilişkiyi nasıl sürdürüyorsunuz?
Cahit Erdoğdan (YKB): Özellikle yazılım geliştirme konusunda dış kaynak kullanırken ilk anda büyük boyutta işlerle değil daha küçük boyutlu işlerle alt yüklenicinin yetkinliklerini anlamaya çalışıyoruz. Outsourcing ilişkisinde her iki tarafın da birbirini tanıması ve ortak iş yapmaya alışması önemli. Alt yüklenici seçiminde firmanın güvenilirliği, ölçeklenebilirliği, genişleyebilirliği bizim açımızdan önemli. Yazılım geliştirme işinde maliyetten çok alt yüklenicinin güvenilir ve kaliteli hizmet sunması ve bunu tekarlanabilir bir biçimde her projede gerçekleştirmesi önemli. Emtialaşmış hizmetlerde seçim kriteri olarak daha çok maliyet daha ön plana çıkıyor. Outsourcing ilişkisi 1-2 yıllık bir karşılıklı öğrenme ve güven geliştirme sürecinin sonunda belirli bir düzeye geliyor. Türkiye’de hem firmalar hem de servis sağlayıcılar henüz istenen olgunluk düzeyine gelmiş değiller.
4. Doğan Mersin (Coca-Cola): Sanırım başarılı bir outsourcing projesinin ön koşullarından birisi tarafların birbirini bir iş ortağı gibi görüp ortak hedefler doğrultusunda çalışıyor olması. Siz bu ortak hedefler doğrultusunda çalışmayı ve işbirliğinin sürdürülebilirliğini nasıl sağladınız?
Ergun Hepvar (Akçansa): Firmaların öncelikle kendi iş önceliklerini belirliyor olması önemli. Alt yükleniciden iş birimleri belirli hizmetleri isterken bunu gerçekten bilerek mi istiyor yoksa sadece en iyisi olsun diye mi istiyor anlamak gerekli. Çünkü kimi zaman hizmet kapsamı ve maliyet ilişkisini tam ortaya koymadan iş biriminin istedikleri gerçekleştirildiğin yüksek maliyetlere katlanmak durumunda kalınabiliyor. Buna ek olarak firma outsource ederken, kendisi için kriitk yetkinlikleri kaybetmiyor olmalı. Böyle bir durum, firmanın varlığını tehdit eder hale bile gelebilir. Başarılı ve sürdürülebilir bir outsourcing ilişkisi için ana firmanın da kendi üzerine düşen işleri bilmesi ve gerçekleştirmesi gerekli. “Verdim kurtuldum” gibi bir mantıkla “problemi” outsource ederseniz, aslında sorunlarınızı daha da karmaşık ve zor bir hale getirmiş olabilirsiniz.
5. Doğan Mersin (Coca-Cola): Outsourcing'le ilgili bir diğer çekince de hizmet sağlayıcı firmaya fazla bağımlı hale gelme. Hizmet alanın bir süre sonra esnekliğini yitirmesi ya da alt yüklenicinin dayatacağı fiyatları kabullenmek zorunda kalması. Siz bu görüşü paylaşıyor musunuz? Bunu önlemek adına ne tür önlemler alınabilir.
Yekta Caymaz (Yıldız Holding): Aslında her iki firmanın da ilişkinin sürdürülebilmesi için karşılıklı empati kurması gerekli. Sözleşmelerde net olarak neyin ne zaman, kimin tarafından yapılacağı yer almalı. Çok uzun süreli sözleşmeler yerine sözleşme sürelerini kısa tutmak bu bağımlılığı azaltabilir. Ayrıca sözleşme hazırlıkları sırasında hukuk birimlerinin desteğini almak da çok önemli.
6. Doğan Mersin (Coca-Cola): Alt yükleniciye bağlılığı azaltmak ve rekabetçi bir ortam yaratmak açısından birçok firma multisourcing (çoklu kaynak kullanımı) yöntemini de tercih ediyor. Siz tek firmadan mı birçok firmadan mı outsourcing hizmeti alıyorsunuz?
Hamza Cihan Sarı (Zorlu Holding): Alt yükleniciye bağımlılığı önlemek adına sözleşmesel bazı önlemler de alıyoruz. Özellikle çıkış senaryolarının sağlam yapılması, alt yüklenicinin çıkış projesini yönetme sorumluluğunun tanımlanması, gerekirse insan kaynağı devri, 2 yıl tedarikçinin projeden çıkamaması gibi maddeler sözleşmelerimizde yer alıyor. Başlangıçta tek firma ile başlamıştık, ancak şimdi rekabetçi bir ortam yaratmak ve herhangi bir sorun durumunda alternatifimiz olması açısından iş koluna göre 2 ya da 3 firma ile çalışıyoruz.
7. Doğan Mersin (Coca-Cola): Günümüzde en güncel tartışma konularından birisi inovasyon. alt yüklenicinin sunduğu hizmetlerde sürekli iyileştirmeler yapması ve ana firmaya çeşitli yenilikler sunmasını özendirmek için neler yapılabilir? YKB olarak alt yüklenicilerin sunduğu inovasyon önerilerinden de yaralanıyor musunuz?
Cahit Erdoğan (YKB): Bankacılık sektöründe özellikle mobil bankacılık inanılmaz bir hızda ilerliyor. Internet bankacılığında 3 yılda 100.000 aktif müşteriye ulaşmışken, mobil bankacılıkta aynı sayıya 3 ayda ulaştık. Öte yandan mobil platformda standartlar henüz otumuş değil. Yenilikçi bir banka olarak tüm gelişmekte olan platformlarda çözümler üretmek zorundasınız. Outsourcing bize bu yeni teknolojilerde uzman çok sayıda firmadaki kaynaklardan yararlanıp, hızlı biçimde yazılım geliştirme olanağı sağlıyor. Alt yüklenicilerin yeni teknolojiler hakkındaki bilgi birikimi ve yetişmiş insan gücü ile banka içindeki kaynakların fikir ve önerilerini birleştirerek yeni çözümler ve hizmetler geliştirebiliyoruz.
8. Doğan Mersin (Coca-Cola): Outsourcing projelerinin başarısı için projenin başındaki geçiş süreci (transition aşaması) çok kritik oluyor. Özellikle insan kaynağı devri söz konusu olan projelerde bu süreç daha da hassas ele alınmalı diye düşünüyorum. Siz bu süreci nasıl yönettiniz? Hizmet sağlayıcının yanı sıra hizmet alanın da bu süreçte neler yapması gerekli?
Ergun Hepvar (Akçansa): Akçansa’daki outsourcing projesinde insan kaynağı devri de söz konusu olduğundan bu konu icra komitesi düzeyinde tartışıldı ve çok hassas ele alındı. Kişilerin yaklaşımları böyle durumlarda farklılık gösterebiliyor. Kimileri ana işi BT olan bir firmada daha fazla kariyer ve kendini geliştirme imkanı bulacağına inandığından bundan memnun olabiliyor. Kimisi kendisini ana firmanın bir parçası olarak hissettiğinden bu geçişten endişe duyuyor. Burada en önemli konu iletişim. Düzenli ve açık bir biçimde çalışanlarla iletişim halinde bulunmak önemli. Aksi durumda şirket içinde dedikodular yayılabiliyor ve hatta outsourcing kapsamında olmayan bölümlere dahi etki edebiliyor. Tabii çok önemli bir konu da seçtiğiniz iş ortağınızın insan kaynakları yaklaşımı. Akçansa’da firma seçiminde önemli kriterlerden birisi de seçilen firmanın insan kaynakları yaklaşımı ve devredilecek arkadaşlarımızla ilgili planları idi.
Yorum Gönder

Kitap: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı

Kişisel gelişim kitaplarına oldum olası biraz mesafeli durmuşumdur. Hele hele mutlu olmanın formülünü ya evrene mesaj yollamak ya da daha fa...