Kayıtlar

AlphaGo: Yapay Zekanın İnsana Karşı Zaferi

Resim
Dün akşam Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi'nin etkinliği TRAI Meetup #10'da AlpgoGO belgeselini izledik ve Yapay Zeka üzerine sohbet ettik. Go oyunu uzun yılllardır, bilgisayara aktarılması en zor oyun olarak varsayılıyordu. Hem oyundaki olasılıkların sayısı hem de oyuncuların oyun stratejilerinin daha çok sezgisel olması nedeniyle bilgisayarların insanları yenmesinin yakın bir gelecekte mümkün olmayacağı konusunda ortak bir inanış vardı. Ancak Google Deepmind'ın geliştirdiği yapay zekaya dayalı AlphaGo isimli algoritma bu inanışı yıktı ve dünyanın bir numaralı Go oyuncusunu 4-1 yenerek yapay zekanın insan karşısında zaferini ilan etti. Kuşku yok ki yapay zekanın gelişim hızı tüm beklentilerin ötesinde üstel bir biçimde devam edecek. Doğaldır ki her yeni teknoloji gibi yapay zekanın da getireceği yeni sorunlar ve riskler olacak. Hatta kimileri yapay zekanın insanın dünya üzerindeki varlığını dahi tehdit edebileceğini, insanı tembelleştirip yeteneklerinin körelteceğini bile...

Dijital Dönüşüm Kurumsal Stratejiniz Olmalı

Resim
Teknolojideki hızlı gelişim ile birlikte ortaya çıkan yeni iş modelleri, birçok endüstriyi derinden etkiledi. Uber’in taksi endüstrisini sarsması, airbnb’nin otelcilik ve turizm sektörüne yepyeni bir rekabet ortamı yaratması gibi örnekler şirketlerin rekabet stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiğini gösteriyor. Birçok şirket için artık küçük ama yenilikçi iş modelleri sunan startup’lar, büyük ölçekli geleneksel rakiplerine göre daha fazla tehdit oluşturuyor. Yıkıcı ve yenilikçi teknolojiler olarak nitelendirilen bu teknolojik yenilikler, zamana ayak uyduramayan şirketler için bir tehdit yaratsa da aslında, bu değişimi önceden görüp kendini adapte edebilen firmalar için birçok fırsatı içinde barındırıyor. Bu fırsatları değere dönüştürebilmek için şirketlerin dijital dönüşümü, şirket stratejisi olarak benimsemesi çok önemli. Henüz birçok şirkette dijitalleşme ya da dijital dönüşüm kavramlarının tanımı üzerinde dahi ortak bir anlayışa varılmış değil. Bazı şirketler dijitalleşmeyi ...

Bilişim Zirvesi 2017 Dijital İşler - Dijital Kazançlar Paneli

Resim
Bilişim dünyasının en uzun soluklu ve geniş katılımlı etkinliklerinden Bilişim Zirvesi 2017 7-8 Kasım 2017 tarihlerinde İstanbul Kongre Sarayında yapıldı. Bilişim Zirvesi 2017' kapsamında Dijital İşler - Dijital Kazançlar" panelinde, sektörlerin dijital kavramlar ile nasıl evrildiği üzerine konuştuk. Yıkıcı yenlikçi teknolojilerin firmaları ve sektörleri nasıl kökünden değiştirdiğinden, sürekli inovasyonun firmaların rekabet edebilmesi ve ayakta kalabilmesi için öneminden söz ettik. Paneldeki konuşmamdan bir bölümü aşağıda izleyebilirsiniz. Panel Katılımcıları: Panel Yöneticisi: Zehra Öney - 360+ Media Interactive, Kurucu Baran Korukluoğlu - Netaş, BT Operasyon Yönetimi Kıdemli Müdürü Cenk Eser - Vodafone Türkiye, Dijital İş Lideri Doğan Mersin - Coca-Cola Türkiye, Orta Asya Kafkaslar CIO Erdem Tolon - Nielsen Medya Araştırma, Genel Müdür Paneldeki görüşlerimi ayrıca bir sonraki blog yazımda okuyabilirsiniz: https://outsourcingturkiye.blogspot.com.tr/2017/12/diji...

IT'cilerin zorlandıkları bir konu: Kullanıcılarla doğru ve etkin iletişim

IT departmanlarının çoğu şirket içinde kendini anlatmakta zorlanıyor. IT çalışanlarının genelde içe dönük, teknoloji odaklı olarak algılandığı düşünüldüğünde bu iletişimi yapmakta zorlanmaları da aslında normal. Şirket içinde bir IT markası yaratmak vizyon olarak bence her CIO’nun uzun vadeli hedefleri içerisinde olmalı. Marka olma konusu çok daha geniş ve zor bir konu olduğundan, en azından IT’nin özellikle çok sayıda çalışanla paylaştığı mesajlar ve duyuruların nasıl olması gerektiği ile işe başlayabiliriz.  İşte size7 basit öneri: Teknik terim ve kısaltmalardan kurtul:  IT’ciler olarak teknik terimler kullanmaktan çok hoşlanıyoruz. Herkesin aynı terimleri ve kısaltmaları anladığını düşünüyoruz. Ama anlamıyorlar. Doktorunuzu dinlerken kullandığı terimleri anlamadığınızda nasıl rahatsız olduğunuzu hatırlayın.  Mümkünse teknik terimlerden ve kısaltmalardan tamamen kurtulun, tamamen kurtulamıyorsanız açıklamalarını da içeriğe  ekleyin. Mesajı yollamadan başka ...

Consumerization of IT ve IT'nin değişen rolü

Resim
Consumerization of IT kavramı bugünlerde herkesin dilinde. Kimileri Apple cihazların gittikçe yaygınlaşmasını, kimileri BYOD yani kişisel cihazların işyerinde kullanılmasını Consumerization olarak tanımlıyor. Her ne kadar çalışanlara kullanacakları cihazlar konusunda esneklik tanıma Consumerization’ın  bir parçası olsa da ben Consumerization’ı daha geniş kapsamlı bir konu olarak görüyorum. Bence konuya IT ile İş birimleri arasındaki ilişkinin son 20-30 yılda nasıl dönüştüğü açısından bakmak lazım. 1980’ler dönemi: “Benimle çalışmak zorundasın”: Teknolojinin şirketlere yeni yeni girmeye başladığı, IT departmanlarının yeni kurulduğu dönemler; IT departmanlarının tek parti iktidarı dönemiydi. İş birimlerinde bir bilgi birikimi olmadığından, IT departmanları veri merkezleri ve networklerinin anahtarlarını ellerinde tuttuğundan IT’nin bilgisi ve onayı dışında şirketlerde IT ile ilgili sinek bile uçamazdı. 1990’lar dönemi: “Benimle çalışmaya ihtiyacın var`: Zaman içeris...

Bir liderlik becerisi olarak "dinlemek"

Resim
Başarılı liderlerle ilgili genelde “çok iyi bir hatiptir”, “çok etkileyici konuşur”, “kendini dinletir” gibi olumlu yorumlar yapılır. Bunların hepsi de bir liderin gerçekten sahip olması gerekli önemli becerilerdendir. Peki ya “dinlemek”. Bir yönetici olarak ne kadar iyi bir dinleyicisiniz? Çevrenizdekiler için “dinlenilme”nin ne kadar önemli olduğunun farkında mısınız? Bir çalışanınız bir sorununu aktarmak için size geldiğinde ona nasıl yaklaşıyorsunuz? Birçok yöneticinin karşısındakine yardımcı olmak adına sıkça düştüğü birkaç tuzak’tan söz etmek istiyorum. Hemen çözüm bulmaya çalışmak Sonuçta yöneticiler çözüm odaklı insanlar, ortada bir sorun varsa yöneticiye yakışan hemen onu çözmektir. İşte yöneticilerin en büyük yanılgılarından birisi bu. Çalışanlar yöneticisine bir sorun aktarırken aslında sadece çözüm arayışında olmayabilirler. O konuyu paylaşma ve karşısındaki tarafından dinleniyor olmak en az çözüm kadar kişiyi tatmin eder. Hemen çözüm bulmaya çalıştığınızda iki tehli...

Sosyal Medya’nın gücü de bir yere kadar…

Resim
Son günlerde ortalık sosyal medya uzmanından ve sosyal medya ajansından geçilmiyor. Hızla giden bir trenin son vagonuna atlarmış gibi firmalar “sosyal medya yönetimi” için ajans bulma yarışındalar. Peki ajansınızı seçip “sosyal medya yönetimini” devrettiğimizde artık herşeyi çözmüş mü oluyoruz? Böyle düşünen firmaların sayısı maalesef çok fazla. İşte o firmalar için bazı hatırlatmalarım olacak: Facebook ya da twitter’da firmanız hakkında ne konuşuluyor’u dinlemek, on-line itibar yönetimi demek değildir: Kurumsal bir itibar yönetimi stratejiniz, firmanızın itibarını artırmaya yönelik paylaşacağınız olumlu mesajlar ve içerikler, kriz durumları için belirlenmiş iletişim stratejileriniz yoksa “firmanız için kim ne demiş”i dinlemek itibarınızı artırmaya katkı sağlamaz. Sosyal paydaş yönetimi sadece birkaç blogger ya da twitter fenomeni ile ilişki geliştirmek değildir: Yazılı ve görsel basın, akademik kurumlar, sivil toplum örgütleri, devlet kurumları gibi sektörünüzü ilgilendi...